“Umre ”; belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarak yapılan bir ibadettir.

Hac ile Umre arasindaki fark.

Hac ibadetinden farkı, bir zamanla sınırlı olmaması, Arafat ve Müzdelife vakfesi ile kurban kesme ve şeytan taşlama görevlerinin bulunmamasıdır. Bu bakımdan hacca, “hacc-ı ekber” (büyük hac), umreye de “hacc-ı asgar” (küçük hac) denir. Müslümanın ömründe bir defa umre yapması Hanefî ve Mâlikî mezheplerine göre sünnet , Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre ise farzdır. ---Bir insana umrenin sünnet , (veya farz) olabilmesi için müslüman, akıllı, buluğa ermiş, özgür, ekonomik gücü yeterli ve sağlıklı olması, yol güvenliği bulunması ve kadının can, mal ve namus güvenliğinin sağlanmış olması gerekir.

Umre’nin zamanı

Arefe ve Kurban bayramı günleri(5 gün) dışında her zaman umre yapılabilir.

---Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre hac için niyetli olmayanlar; yılın her gününde umre yapabilirler.

---Umrenin Ramazan ayında yapılması daha faziletlidir.

Umrenin 2 farzı vardır;

  1. İhrama girmek
  2. Kâ’be’yi tavaf etmek.

---Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre;

  1. İhrama girmek,
  2. Kâ’be’yi tavaf etmek,
  3. Sa’y yapmak
  4. Tıraş olup ihramdan çıkmak umrenin farzıdır.

Umrenin 2 vacibi vardır;

  1. Safa ile Merve arasında sa’y yapmak
  2. Saçları tıraş ettirmek veya kısaltmak.

---Umre için ihramlı iken cinsel ilişkide bulunmak, tavaf yapmamak veya Şavtların çoğunu yapmamak umreyi bozar.

---Bu kimsenin ceza kurbanı kesmesi (DEM-Koyun veya keçi) ve umresini yeniden yapması gerekir. ---İmam Şâfiî’ye göre bu kimsenin(BEDENE-sığır veya deve) kesmesi ve umresini yeniden yapması gerekir.

UMRENİN YAPILIŞINA GEÇMEDEN ÖNCE; İHRAM – TAVAF - SA’Y ve TRAŞ OLMANIN HÜKÜMLERİNE BAKALIM:

İHRAM

1) TANIMI İhram, bir kimsenin, hac veya umre ya da hem hac hem umre yapmak niyeti ile, diğer zamanlarda helal olan bazı davranışları kendisine haram kılması demektir.Haram kılınan şeyler ihram yasaklarıdır.İHRAM haccın veya umrenin geçerli olmasının ŞARTI’dır

2) İHRAMIN FARZLARI (Niyet----Telbiye) Hanefi mezhebine göre ihramın 2 farzı vardır: Niyet etmek ve telbiye getirmek a) Niyet : “Allah’ım! Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur;” diyerek niyet edilir. b) Telbiye: “Telbiye”, “Lebbeyk” diye başlayan şu cümleleri söylemektir. "Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni‘mete leke ve'l-mülk, lâ şerîke lek “ “Buyur Allah’ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur. Buyur, şüphesiz her türlü övgü, nimet, mülk ve hükümranlık sana mahsustur. Senin ortağın yoktur ” ---Peygamberimiz (s.a.s.) böyle telbiye getirmiştir.Telbiye dil ile söylenmelidir.Kalpten söylenmesi yeterli değildir.Yüksek sesle söylenmesi sünnettir.(Kadınlar alçak sesle) ---Niyet ve telbiye getiren kimse ihrama girmiş ve ihram yasakları başlamış olur.

3) İHRAMA GİRİLECEK YERLER(Harem---Hıll---Afak)

1. Harem Bölgesi: Mekke-i Mükerreme’yi çevreleyen Harem bölgesinin sınırlarını ilk defa Cebrail’in rehberliğiyle Hz. İbrâhim belirlemiş, sınırları gösteren işaretler daha sonra Hz. Peygamber tarafından yenilenmiştir. Bu sınırların Kâ’be’ye en yakını, Mekke’ye 8 km. mesafede Medine istikametinde “Ten‘îm”dir.(Hz.Aişe Mescidi) ---Bu bölgeye “harem” adının verilmesi; zararlılar dışındaki hayvanlarının öldürülmesinin ve bitkilerinin koparılmasının haram olması sebebiyledir. Harem bölgesinde yaşayan (Mekkeliler), umre için Harem bölgesi dışındaki bir yerde (mesela Ten’im ,Cir’ane)ihrama girerler.

2. Hıll Bölgesi: “Hıll ”; harem bölgesini çevreleyen, Zülhuleyfe, Cuhfe, Karn, Yelemlem ve Zât-ı Irk adındaki yerleşim yerleri ile harem sınırları arasında kalan bölgedir. Hıll bölgesinde bulunanlar , umre bulundukları yerde ihrama girerler.

3. Âfâk Bölgesi: Mekke’ye uzak olan, Harem ve Hıll dışındaki bütün yerlere “âfâk” ismi verilmiştir. Hangi maksatla olursa olsun harem bölgesine girecek olanların Mîkat sınırlarında ihrama girmeleri gerekir.Bunlar, Hıll bölgesini çevreleyen 5 noktadan birinde veya onların hizalarında ihrama girerler. Buralara ulaşmadan önce de ihrama girilebilir.

İhrama girme yeri olarak belirlenmiş olan bu beş nokta şunlardır:

a) Zülhuleyfe: Medinelilerin ve Medine üzerinden Mekke’ye gelenlerin mîkâtıdır. Medine’ye 11 km. Âbâr-ı Ali diye bilinen yerdir. Mekke’ye(450 km) en uzak mîkât burasıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) Veda Haccı için burada ihrama girmiştir.

b)Rabiğ (187 km)

c)Yelemlem (54 km) d)Karn (96 km) e)Zat-ü Irk (94 km)   ​

4) MİKAT YERİ İLE İLGİLİ CEZALAR ---İster hac,ister umre,ister ticaret ve isterse ziyaret maksadıyla Mekke’ye gitmek isteyen bir kimse Mikat sınırını geçmeden ihrama girmesi Vaciptir. İhrama girmeden Mikat sınırını geçerse dem(koyun,keçi kurbanı) kesmesi gerekir. Geri dönüp Mikat sınırında ihrama girerse cezadan kurtulur.

5)İHRAMIN VACİPLERİ İhramın 2 vacibi vardır: a) Mîkat sınırlarını ihramlı olarak geçmek b) İhram yasaklarına uymaktır.

6) İHRAMIN SÜNNETLERİ

a) İhrama girmeden önce gerekiyorsa tıraş olmak, koltuk altı ve kasık kıllarını temizlemek, tırnakları kesmek.

b) İhramdan önce temizlik maksadıyla gusletmek, su bulunmaz veya suyu kullanma imkanı olmazsa abdest almak.

c) Erkeklerin, iç çamaşırları dahil giysilerini, çorap ve ayakkabılarını çıkararak bürünecekleri özel ihram örtüsünün, (biri vücudun belden aşağısını, diğeri ise baş hariç vücudun belden yukarısını örtmek için) 2 parçadan oluşması sünnettir. KADINLAR ihram için özel bir kıyafete bürünmezler, normal elbiseleri, başörtüsü ve ayakkabısı ile ihrama girerler, ancak yüzlerini açık tutarlar. Peygamberimiz (s.a.s.)ا” İhramlı kadın, yüzünü örtmez.”buyurmuştur. ç) İhramdan (niyet ve telbiyeden) önce vücuda güzel koku sürünmek.

d) Elbiseler çıkarılıp “izar” ve “rida” ya büründükten sonra, kerahet vakti değil ise, ihrama girmeden önce 2 rekat ihram namazı kılmak. ---Bu namazın ilk rekatında Fatiha’dan sonra “Kâfirûn”, ikinci rekatında ise “ihlas” sürelerinin okunması efdaldir.

e) Niyeti dil ile (sesli olarak) yapmak.

f) Telbiyeyi namazdan sonra yapmak.

g) İhramlı bulunulan süre içinde her fırsatta telbiye söylemek. (Erkekler yüksek sesle telbiye getirirler, kadınlar ise telbiye sırasında seslerini yükseltmezler.)  

İhrama Girmek İçin Şu Sıra Uygulanır:

1)Önce ihram hazırlıkları yapılır.(Beden temizliği -Gusül veya abdest gibi)

2)Erkekler İhram örtülerini örter.

3)2 rekat İhram Namazı kılınır.

4)Niyet edilir.(Umre veya Hangi hac çeşidini yapacaksa ona)

5)Telbiye söyler.

6)Böylece İhrama girmiş ve yasaklar başlamış olur.

İHRAM YASAKLARI

Hac veya umre yapmak üzere ihrama giren kimse, daha önce helal olan bazı şeyleri, ihram süresi içinde kendisine haram kılmış olur. Haram kılınan bu şeylere “ihram yasakları” denir. İhram yasaklarını ihlal etmek cezayı gerektirir.

1-İhram yasakları ile ilgili hangi cezalar vardır? Cezalar”; bedene , dem , sadaka-i fıtır ve oruç olmak üzere 4 çeşittir. “Bedene ”, deve ve sığır cinsinden kurban; “Dem ” koyun ve keçi cinsinden kurban demektir. “Sadaka-i fıtır”, fitre miktarı sadaka vermektir. Bu da bir insanı sabah akşam doyuracak gıda ya da bunun karşılığı paradır.

2-İhramlı iken Giyim Yasakları ve Cezaları

a) İhramlı iken bir gündüz veya bir gece süreyle her hangi bir giysi ve ayakkabı giymek, sarık takmak, şapka ve takke giymek; dörtte birini kaplayacak şekilde başa sargı sarmak veya bandaj geçirmek ve yüzü örtmekle dem ; giyim süresi bir gün veya bir geceden az olursa sadaka-i fıtır gerekir.

b) Yara bulunması gibi bir zaruret sebebiyle giysi giymek veya başa sargı sarmak durumunda dem veya üç gün oruç ya da 6 fakire birer sadaka-i fıtır vermek gerekir.

c) Başın dışında vücudun her hangi bir yerine yara, kırık ve çıkık gibi her hangi bir sebeple sargı sarmaktan dolayı ceza gerekmez.

ç) Kadınlar ihramlı iken elbiselerini ve ayakkabılarını çıkarmazlar, ancak yüzlerini açık tutmaları gerekir. Yüzlerini bir gündüz veya bir gece süreyle örtmeleri dem ; bir gündüz ve bir geceden az olursa sadaka-i fıtır gerekir --- İhramlı iken dikişli de olsa bele kemer ve kuşak bağlamak, boyunda çanta taşımak, kol saati, künye, yüzük ve benzeri şeyler taşımak, ceket veya pardesüyü giymeksizin omuza almak, başkalarına elbise giydirmek, şemsiye kullanmak, kadınların eldiven takmaları ceza gerektirmez.

3. Güzel Koku Sürünme Yasakları ve İlgili Cezalar

a) İhramlı iken vücuda, yatılacak yere veya ihram örtüsüne koku sürmek, jöle, ruj, oje, briyantin, parfüm ve sprey kullanmak cezayı gerektirir. Kullanılan bu maddelerin etkisi bir gündüz veya bir gece sürerse dem , daha az sürerse sadaka-i fıtır gerekir.

b) İhramlı iken saçları boyamak dem gerektirir.   ---İhramlı iken tedavi amacıyla merhem veya krem sürmek, güzel koku koklamak, koku satılan dükkanlara girip orada beklemek ve başkalarına koku sürmek ceza gerektirmez.

4. Saç ve Tüyleri Giderme Yasağı ve İlgili Cezalar İhramlı iken saç, sakal, bıyık, koltuk altı ve kasık tüyleri ile vücudun her hangi bir yerindeki tüyleri tıraş etmek veya her hangi bir şekilde gidermek ceza gerektirir.

a) Başın yahut sakalın tamamını veya en az dörtte birini tıraş etmek ya da kısaltmak dem , bundan daha az kısmı tıraş etmek sadaka-i fıtır gerektirir.

b) Ensenin tamamını tıraş etmek dem ; ensenin bir kısmını, bıyığın tamamını veya bir kısmını tıraş etmek sadaka-i fıtır gerektirir

c) İhramlı bir kimsenin, ihramsız bir kimseyi tıraş etmesi sadaka-i fıtır gerektirir.

d) Kaşınırken saçtan veya sakaldan üç tel düşerse, yarım sadaka-i fıtır gerekir. Hastalıktan dolayı dökülen saçlar için ceza gerekmez.

5. Tırnak Kesme Yasağı ve İlgili Cezalar İhramlı iken el veya ayakların tırnaklarını kesmek cezayı gerektirir. --- El ve ayakların bütün tırnaklarının aynı zaman ve mekânda bir defada kesilmesi halinde bir dem ; ayrı ayrı yerlerde kesilmesi halinde her bir el ve ayak için ayrı ayrı dem; el veya ayakların her birinin dörder veya daha az sayıda tırnaklarının kesilmesi halinde kesilen her bir tırnak için bir sadaka-ı fıtır gerekir. Kırılan tırnakların koparılması veya kesilip atılması ceza gerektirmez.

6. Cinsel İlişki Yasağı ve İlgili Cezalar İhramlı iken cinsel ilişkide bulunmak cezayı gerektirir.

a) Umre için ihrama girdikten sonra umre tavafının en az 4 şavtını yapmadan önce cinsel ilişkide bulunan kimsenin umresi bozulur. Daha sonra bozulan umresini kaza eder ve bir dem gerekir

b) İhramlı iken eşini şehvetle öpmek, okşamak, sarılıp kucaklamak gibi davranışlar dem gerektirir.

c) Boşalma olsa bile şehvetle bakmak veya düşünmekten dolayı ceza gerekmez.

d) Mastürbasyon sonucu boşalma olursa dem gerekir, boşalma olmazsa her hangi bir ceza gerekmez .

6. Kara Hayvanlarını Avlama Yasağı ve İlgili Cezalar Hac veya umre için ihramda bulunan kimselerin, kara hayvanlarını avlamaları cezayı gerektirir. --- İhramlı kimse karada yaşayan her hangi bir av hayvanını avlasa;

a) Bu hayvanın kıymeti belirlenir.

b) Belirlenen meblağ her birine bir fitre miktarı olmak üzere Harem’deki fakirlere dağıtılır.

c) Veya her fitre miktarı için bir gün oruç tutulur. ---İhramlı olsun olmasın bir kimsenin; yılan, akrep, kuduz köpek ve fare gibi zararlı hayvanları öldürmesi, kurumuş ot ve ağaçları kesip koparması yasak değildir.

7. Harem Bölgesi Bitkileri İle İlgili Yasaklar ve Cezaları Harem Bölgesinde kendiliğinden yetişen ağaç ve bitkileri kesip koparmak cezayı gerektirir. Bu tür bitki ve ağaçları koparan ve kesen kimsenin bunların bedelini sadaka olarak dağıtması gerekir. İnsanlar tarafından yetiştirilen bitki ve ağaçların koparılıp kesilmesi yasak değildir. Medine’de ve civarında kendiliğinden yetişen bitki ve ağaçların kesip koparılması yasak değildir.

8. Cezaların Ödenme Zamanı ve Yeri ---İhlal edilen bir kuralın cezasını ödemek için belirli bir zaman yoktur. Bu cezalar, ihlalin yapılışından sonra ömrün sonuna kadar her zaman ödenebilir. Ancak, cezaların bir an önce yerine getirilmesi efdaldir. ---Oruç, sadaka ve bedel ödeme cezalarının belirli bir yeri yoktur, istenilen her yerde eda edilebilirler. ---Ceza kurbanları ise (hac ile ilgili diğer kurbanlar gibi) ancak Harem bölgesinde kesilir.

9. İhramlıyaYasak Olmayan Şeyler Hac veya umre ihramında bulunan kimsenin yapması yasak olmayan bazı şeyler şöyle sıralanabilir:

a) Balık ve su ürünlerini avlamak.

b) Kokusuz sabun kullanmak.

c) Sürme çekmek. ç)Dişleri fırçalamak

d) Sünnet olmak.

e) Şemsiye kullanmak, ağaç ve çadır gibi şeylerin altında gölgelenmek. f) Bele kemer ve para çantası bağlamak.

g) Çanta ve benzeri şeyleri boyuna asmak.

ğ) Silah taşımak, yüzük ve kol saati takmak.

h) Yılan, akrep, fare, kara sinek, bit, pire ve yırtıcı hayvanları öldürmek.

i) İhram örtülerini çıkarıp yıkamak, başka bir örtü ile değiştirmek.

j) Kırılan tırnağı kesip atmak.

k) Kan aldırmak, diş çektirmek, iğne vurdurmak.

n) Yara üzerine sargı sarmak.

o) Boyundan aşağısını yorgan ve battaniye gibi bir şeyle örtmek

p) Palto ve ceket gibi bir şeyi giymeden omuzlara almak. s) Koku satılan dükkana girmek ve oturmak.   ​    ​     

TAVAF

1-Tavaf nedir?

-- Hacer-i Esved’in hizasından başlayarak Kâ’be’nin etrafında 7 defa dönmek demektir. Bu dönüşlerin her birine şavt denir.

2- TAVAFIN ÇEŞİTLERİ

Hükmü itibariyle Farz, Vacip, Sünnet ve Nafile olmak üzere 4 çeşit, Uygulaması itibariyle “Umre”, “Ziyaret(Hac)”, “Kudüm”, “Veda”, “Nezîr(Adak)”, “Nafile” olmak üzere 6 çeşit tavaf vardır.

a) Umre Tavafı: Umre tavafı bütün mezheplere göre umrenin farzlarından biridir. Bu tavafın ilk 4 şavtı farzdır.7 şavta tamamlanması ise vaciptir. Umre ihramına girilmesinden sonra başlar.

b) Ziyaret Tavafı: Ziyaret tavafı, haccın farzlarından biridir.

c) Kudûm Tavafı : Hacla ilgili bir tavaftır.

d) Veda Tavafı: Hac yapanların Mekke’den ayrılmadan yapacakları tavaftır.

e) Nezir(Adak)Tavafı: Kâ’be’yi tavaf etmeyi adayan kimsenin bu adağını yerine getirmesi vaciptir.

f) Nafile Tavaf: Mekke’de bulunulan süre içinde farz ve vacip tavaflar dışında yapılan tavaflara nafile tavaf denir.

3. TAVAFIN GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI

a) Niyet: Tavafın geçerli olması için niyet etmek şarttır. Niyetsiz yapılan tavaf geçerli olmaz. Niyetin Hacer-i Esved hizasını geçmeden yapılması gerekir.

b) Tavafı Belirlenen Vakitte Yapmak: Umre tavafı, ihrama girdikten sonra yapılır.

c) Tavafı Kâ’be’nin çevresinde ve Mescid-i Haram ’ın içinde yapmak.

d) Tavafın en az dört şavtını yapmak: Tavafın ilk 4 şavtı farz, tavafı 7 şavta tamamlamak vaciptir. ---Şafii,Maliki ve Hanbeli de 7 şavt da FARZ’dır.

4. TAVAFIN VACİPLERİ

a) Tavafı abdestli yapmak: Tavaf yapan kişinin abdestsiz, cünüp, âdetli ve loğusa olmaması gerekir. --Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi tavafı bırakıp abdest alarak kaldığı yerden tavafa devam eder, dilerse tavafı yeniden yapabilir.

b) Tavafı Avret Mahalli Örtülü Olarak Yapmak.

c) Tavaf, Kâ’be’nin sağından, sol omuz Kâ’be’ye dönük olarak yapılır.

d) Tavafın İlk Şavtına Hacer-i Esved’in Hizasını Geçmeden Başlamak

e) Tavafı Yürüyerek Yapmak: Gücü yetenlerin tavafı yürüyerek yapmaları vaciptir. Dinen geçerli bir mazereti olmaksızın tekerlekli sandalye ve benzeri araçlarla yapılan tavaf geçerli olmaz.

f) Tavafı Hatim’in Dışından Yapmak : Tavafta Hatim’in (Altınoluk’un altındaki hilal şeklindeki duvar) içinden yapılan şavt geçerli olmaz, yeniden yapılması gerekir. Çünkü hatimin çevrelediği alan Kâ’be’den sayılmaktadır.

g) Tavaf Namazı Kılmak Her tavaftan sonra 2 rekat tavaf namazı kılınır. Bu namazın birinci rekatında Fatiha’dan sonra Kâfirun, ikinci rekatında ise İhlas suresi okunur.

5. TAVAFIN SÜNNETLERİ

a) Tavafa başlarken Hacer-i Esved veya hizasına “Rükn-i Yemânî” tarafından gelmek ve Hacer-i Esved’in hizasında tavafa başlamak

b) Tavafın başlangıcında ve her şavtın sonunda Hacer-i Esvedi selamlamak: Tavaf edecek kimse tavafa başlarken Hacer-i Esved hizasına gelince durmaksızın “Bismillahî Allahü ekber” diyerek Hacer-i Esved’i “selamlama”yapar. Bunu tavafın her şavtında tekrarlar. Kalabalık değilse ve kimseye eziyet vermeyecekse Hacer-i Esved’i öper. Kalabalık varsa Hacer-i Esved-i öpmez. -----Hacer-i Esved’i öpmek için,insanları itip kakmak ve onlara eziyet vermek ise günahtır. -----Hacer-i Esved’i selamlamak sünnet , Rüknü Yemânî’yi selamlamak ise müstehaptır.

c) Remel yapmak Sonunda sa’y yapılacak tavafların ilk 3 şavtında erkeklerin remel yapmaları sünnettir. “Remel”, koşmaksızın çalımlı ve süratli bir şekilde yürümektir. Tavaf çok kalabalıksa “remel” yapılmaz.

d) Iztıba yapmak “Iztıba ”, omuzlara alınan “rida”nın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atıp sağ omuzu ve sağ kolu açık bırakmak demektir. Erkeklerin kendisinden sonra sa’y yapılacak tavaflarda ıztıba yapmaları sünnettir. Ardından sa’y yapılmayan tavaflarda ıztıba yapılmaz. ---Tavaf namazı kılınırken açıkta bırakılan omuz örtülür. ---(Peygamber efendimiz ile ashabı Hudeybiye anlaşmasından sonraki yıl kaza umresi için Mekke-i Mükerreme’ye girdiklerinde müşrikler, müslümanları kastederek “Sıtmanın bitkin düşürdüğü bir topluluk yarın Mekke’ye gelecek” diye dedikoduya başlamışlardı. Peygamber efendimiz de, kendisinin ve ashabının bitkin düşmediklerini, aksine güçlü olduklarını onlara göstermek maksadıyla Kâ’be’yi tavaf ederken remel ve ıztıba yapmış, ashabının da böyle yapmalarını emretmiştir.)

e) Tavafın şavtlarını, ara vermeden peş peşe yapmak.

f) Duâ etmek: Tavaf esnasında istenilen dua yapılabileceği gibi Kur’an-ı Kerim de okunabilir.

g) Tavafı Huşu İle Yapmak: Tavaf eden kimse, ibadet halinde bulunduğunun bilincinde olmalı, huşua aykırı davranışlardan kaçınmalıdır.

h) Tavaftan Sonra Zemzem İçmek

ı) Vücutta, Elbisede ve Tavaf Alanında Necaset(Pislik)Bulunmaması

6-TAVAFLA İLGİLİ CEZALAR

a) Geri geri yürüyerek yapılan tavaf geçerli olmaz.

b) Cünüp,abdestsiz,loğusa ve adetli yapılan tavaflar ceza gerektirir.(Tavafın çeşidine göre bedene,dem veya fıtır sadakası gibi). ---Bu şekilde yapılan tavaflar yeniden yapılırsa ceza düşer. ---Şafii,Maliki ve Hanbeliye göre bu tavaflar geçersizdir.Mutlaka yeniden yapılması gerekir.

c)Son 3 şavtı yapılmayan tavaflar dem(koyun,keçi) gerektirir. Yeniden yapılırsa ceza düşer.

ç) Tavaf namazı mustakil bir vaciptir, terk edilmesiyle her hangi bir ceza gerekmez, ancak bu kimse vitir namazı kılmamış gibi günahkâr olur . SA’Y “Sa’y ” hac veya umre için yapılan bir tavaftan sonra, Mescid-i Haram ’ın doğu tarafında bulunan Safa ve Merve tepeleri arasında, Safa’dan başlayarak 4 kere gidip 3 kere gelmek demektir. Safa’dan Merve’ye gidiş bir şavt, Merve’den Safa’ya dönüş de bir şavt olmak üzere sa’y toplam 7 şavttan ibarettir. ---Sa’y ; Hz. İbrahim’in eşi Hacer’in, oğlu İsmail’e su bulmak için Safa ve Merve tepeleri arasında yedi sefer gidip gelmesine dayanmaktadır. ​​  

1- SA’YİN FARZLARI

Sa’yin geçerli olması için yerine getirilmesi gereken bazı şartlar vardır:

a) Umre sa’yini, ihramlı olarak umre tavafından sonra yapmak. Umre yapmak üzere niyet edip ihrama giren kimsenin, umre sa’yini, umre tavafından sonra ihramdan çıkmadan önce yapması gerekir. Çünkü umre sa’yi mutlaka ihramlı olarak yapılmalıdır.

b) Geçerli bir tavaftan sonra yapmak. Sa’y , tek başına bir ibadet değildir, bu itibarla geçerli bir tavaftan sonra yapılması gerekir.

c) Sa’yi Safa ve Merve tepeleri arasında yapmak .

ç) Sa’ye Safâ tepesinden başlayıp Merve tepesinde bitirmek.

d) Sa’yin en az 4 şavtını yapmak. Sa’yin ilk dört şavtını yapmak farz, yediye tamamlamak ise vaciptir. En az 4 şavt yapan kimse sa’yi yapmış sayılır. Geri kalan şavtlar yapılmazsa her şavt için bir sadaka-i fıtır, Sa’y bütünüyle terk edilirse dem gerekir. (Şafii,Maliki ve Hanbeli’de Say’in 7 şavtı da Farzdır)

2-SAY’İN VACİPLERİ

a) Gücü yeten kimsenin sa’yi yürüyerek yapması. Hasta, yürüyemeyecek kadar yaşlı ve özürlü olanlar, tekerlekli sandalye ile sa’y yapabilirler.

b) Sa’yi yedi şavta tamamlamak.

c) Umrenin sa’yini ihramlı olarak yapmak.

d)Safa ve Merve mesafesinin tamamını yürümek.

3)SAY’İN SÜNNETLERİ

a) Sa’yi, tavafı yaptıktan ve tavaf namazını kıldıktan sonra ara vermeden yapmak.

b) Sa’yi abdestli olarak yapmak.

c) Elbisede ve bedende namaza mani pislik (necaset) bulunmaması.

d) Hacer-i Esvedi istilam ettikten sonra Safa tepesine doğru ilerlemek.

e) Safa ve Merve tepelerine çıkıldığında Kâ’be’ye yönelerek tekbir, tehlil ve salavat getirmek ve dua etmek.

f) Sa’yin her şavtında Kâ’be’yi görebilecek şekilde Safa ve Merve tepeleri üzerine çıkmak.

g) Her şavtta, Safa ile Merve tepeleri arasındaki iki yeşil ışık arasında “hervele ” yapmak.( Kadınlar hervele yapmazlar)

h) Sa’y sırasında tekbir, tehlil ve dua ile meşgul olmak.

ı) Sa’yin şavtlarını peş peşe yapmak.

4) SAY’İN YAPILIŞI

---Tavaf tamamlanıp Hacer-i Esved selamlandıktan sonra uygun bir yerde 2 rekat tavaf namazı kılınır. (1.rekatta Fatiha’dan sonra” Kafirun”,2.rekatta Fatiha’dan sonra “İhlas”suresi okunur) ---Safa’ya gidilir.Say’e niyet edilir. UMRE SA’YİNİN niyeti: “Allah’ım! Senin rızan için Safa ile Merve arasında yedi şavt olarak umrenin sa’yini yapmaya niyet ediyorum” diye niyet edilir. ---Safa tepesine çıkınca yönünü Kabe’ye dönüp Besmele çekerek : (Buraya Bakara Suresinin 158.ayetini Yazınız) ayetini okur. ---Tekbir,tehlil ve dua ederek Merve’ye doğru yürür. --- Yeşil ışıklarla belirlenmiş olan yere gelindiğinde erkekler “hervele ” yapar. Sonra normal yürüyüşe devam eder. ---Merve tepesine çıkıp Kabe’ye döner.Besmele ile Bakara 158. Ayetini ve ardından yine tekbir ve tehlil getirir, ellerini kaldırıp dua ve niyaz ile Safa tepesine doğru yürür. ---Yeşil ışıkların bulunduğu yerde yine erkekler süratli ve çalımlı bir şekilde koşarak yürürler. Yürüyüş sırasında tekbir, tehlil ve dua ile meşgul olur. ---Safa tepesine ulaşıldığında ikinci şavtı tamamlamış olur. ---Şavtlar Safa’dan Merve’ye 4 gidiş ve Merve’den Safa’ya 3 dönüş olmak üzere 7 şavt tamamlanıncaya kadar devam eder. ---Şavtlar yapılırken tekbir ve tehlil dışında bilinen dualar veya Kur’an da okunabilir. ---Berberde veya otelde tıraş olunarak ihramdan çıkılır. ---Sa‘y kendi başına bir ibadet değildir. Mutlaka bir tavafa bağlı olarak yapılır. Tavaf namazından sonra ara vermeden yapılması sünnet ise de, tavaftan sonra hemen yapılmayıp bir süre sonra yapılması da câizdir. --- Sa‘yin nâfilesi yoktur. Bu sebeple her tavaftan sonra sa‘y yapılmaz.    

5) SA’Y İLE İLGİLİ CEZALAR  

a) Sa’yin kabul olması için geçerli bir tavaftan sonra yapılması gerekir, aksi takdirde sa’y geçerli olmaz, yeniden yapılması gerekir.

b) Mazeretsiz olarak sa’yi veya şavtlarının yarıdan çoğunu terk etmek veya gücü yettiği halde sa’yi yürüyerek yapmamak dem gerektirir.

c) Sa’yin şavtlarından üç veya daha azının terk edilmesi halinde her bir şavt için bir sadaka-i fıtır gerekir. ---Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre sa’y, umrenin bir rüknüdür. Terk edilmesi halinde umre geçerli olmaz. SAÇLARI TIRAŞ ETMEK VEYA KISALTMAK Umre’de saçları tıraş etme veya kısaltmanın vakti Umre Sa’yi yapıldıktan sonradır. ---Tıraş olmadıkça ihramdan çıkılmış olmaz ve ihram yasakları devam eder. ---Tıraş olunca ihram yasakları sona erer ve böylece Umre tamamlanmış olur. ---Saçları dipten tıraş etmek, kısaltmaktan efdaldır. ---Kadınlar, saçlarından parmak ucu kadar keserler.  

1) TIRAŞ EDİLECEK SAÇIN MİKTARI NEDİR?

---Saçların tıraş edilmesi veya kısaltılmasında vâcip olan miktar, başın en az dörtte biridir. Başın sadece dörtte birinde veya daha az kısmında saç varsa, hepsinin tıraş edilmesi veya kısaltılması gerekir. ---Saçların tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması ise sünnettir. Erkeklerin saçlarını tıraş ederken veya kısaltırken sakal ve bıyıklarından da biraz almaları müstehaptır. ---Saçı olmayanların tıraş aletini başlarının üzerinde dolaştırmaları vaciptir. ---Kadınlar saçlarını tıraş etmezler.Sadece kısaltırlar.Parmak ucu kadar kısaltmaları yeterlidir.

2) SAÇLARI TIRAŞ ETMEK VEYA KISALTMAKLA İLGİLİ CEZALAR

---İhramlı bir kimse tıraş olmadan veya saçları kısaltmadan ihramdan çıkamaz. ---Saçların en az dörtte biri tıraş edilmeden veya kısaltılmadan ihramdan çıkılmaz. ---İhramdan çıkma aşamasına gelmiş olanlar birbirlerini tıraş edebilirler.1 kişi 1 kişiyi tıraş eder.Tıraş edilen kişi veya kendini tıraş eden kişi ihram örtülerini çıkarır ve diğerlerini tıraş eder. ---Kadınlar, sadece saçlarının ucundan parmak ucu kadar keserek ihramdan çıkarlar. Bu miktardan az kesilirse dem gerekir. ---Saçların tıraş edilmesi Harem Bölgesi içinde olur. 

a) Umre yapmak isteyen kimse; gerekiyorsa koltuk altı ve kasık kıllarını giderir, saç sakal tıraşı olur, bıyıklarını düzeltir, tırnaklarını keser ve boy abdesti alır, boy abdesti alma imkanı yoksa abdest alır, vücuduna güzel koku sürünür. Erkekler, atlet, kilot, çorap, elbise ve ayakkabılarını çıkarırlar. İzâr ve ridâ adı verilen iki parça ihram örtüsüne bürünürler. Ayaklarına arkası ve üzeri açık terlik giyerler. Bele kemer bağlamada, sırta çanta almada ve şemsiye kullanmada bir sakınca yoktur. Kadınlar elbise ve ayakkabılarını giymeye devam ederler, başlarını açmazlar, yüzlerini de örtmezler. ---Direk Mekke’ye gidilecekse Havaalanında,Medine’ye gidilecekse Medine’den Mekke’ye yola çıkınca 11 km mesafedeki Mikat sınırı olan Abar-i Ali denilen mescidde İhram namazı kılınarak Umre’ye niyet edilir ve telbiye söylenerek ihram’a girmiş olunur.

b) İhramın sünneti niyeti ile 2 rekat ihram namazı kılarlar. Namazın birinci rekatında Fatiha suresinden sonra “kâfirûn” suresini, ikinci rekatında ise yine Fatiha suresinden sonra “ihlas” suresini okurlar.

c) İhrama, niyet etmek ve telbiye getirmek suretiyle girilir. Niyet, umre yapacağının kalben belirlenmesi demektir. Niyetin, « “Allah’ım! Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve onu kabul buyur” diyerek diliyle söylenmesi müstehaptır. Niyet ettikten sonra ,”LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK.LEBBEYKE LA ŞERİYKE LEKE LEBBEYK.İNNEL HAMDE VEN-Nİ’METE LEKE VEL MÜLK. LA ŞERİYKE LEK” “Buyur Allah’ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur. Buyur, şüphesiz her türlü övgü, nimet, mülk ve hükümranlık sana mahsustur. Senin ortağın yoktur ” diyerek telbiye getirir. Böylece ihrama girmiş ve ihram yasakları başlamış olur. Mekke’ye varıncaya kadar vasıtalara binişte ve indiği yerde, kafilelerle karşılaştığında, şehirlere girdiğinde, akşam ve sabah, gece ve gündüz, vasıtada, yürürken, otururken, yatarken, ayakta iken, inişte, yokuşta, mekan değiştikçe ve farz namazların arkasından her fırsatta telbiye, tekbir, tehlîl ve salavât-ı şerife yüksek sesle söyleyerek yolculuğuna devam eder. Telbiyeyi her söyleyişte üç defa tekrarlamak, sonra tekbir, tehlîl ve salavât-ı şerife okumak müstehaptır. TEKBİR: ALLAHÜ EKBER.ALLAHÜ EKBER.LA İLAHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER.ALLAHÜ EKBER VE LİLLAHİL HAMD. TEHLİL: LA İLAHE İLLALLAHÜ VAHDEHÜ LA ŞERİYKE LEH. LEHÜL MÜLKÜ VE LEHÜL HAMDÜ VE HÜVE ALA KÜLLİ ŞEYİN GADİYR. TESBİH: SÜBHANELLAHİ VEL-HAMDÜ LİLLAHİ VELA İLAHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER.VELA HAVLE VELA GUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM.

d) Mekke’de otele veya eve yerleşip dinlendikten sonra mümkünse boy abdesti, mümkün değilse abdest alır, yaya veya vasıta ile Mescid-i Harem’e gider. Yolda tekbir, tehlil, telbiye ve salavat-ı şerife getirir. Beytullah’ı görünce üç defa tekbir ve tehlil getirir. Bildiği başka duaları da okuyabilir. Tavafa başlamadan önce telbiyeyi keser. ---Erkeklerin Tavafın ilk 3 şavtında IZTIBA ve REMEL yapmaları sünnettir. ---Bunun için sağ omzunu açıkta bırakması gerekir.(Üstteki ihram örtüsünü sağ omuz açıkta kalacak şekilde koltuk altından geçirir.Tavaftan sonra ise düzelterek omzunu kapatır).

e) Umre tavafı yapmaya niyet eder. Niyet şöyle yapılır:”ALLAHIM! Senin rızan için 7 şavt olarak UMRE TAVAFI yapmak istiyorum.Bunu bana kolay kıl ve benden kabul eyle.” Hacer-i Esved hizasına gelir, yönünü ona döner, ellerini omuz hizasına kadar kaldırıp “BİSMİLLAHÜ ALLAHÜ EKBER”diyerek Hacer-i Esved’i selamlar, tekbir, tehlil ve tahmîd getirir. (Tavaf ederken insanları itip kakmak ve eziyet etmek ,boş ve lüzumsuz konuşmak günahtır.Bu sebeble Hacer-i Esved’i imkan varsa öper,yoksa uzaktan selamlar.)

f) Tavafını, Kâ’be’yi soluna alıp “Hatîm ”in dışından dolanarak yapar.(Hatim:Kabenin Irak ve Şam köşeleri arasında yerden 1 m yüksekliğinde yarım ay şeklindeki duvara denir.Duvarın içi Kabeden sayılır.) ---Her şavtta Hacer-i Esved’i hizasına gelince uzaktan ”Bismillahi Allahü Ekber” diyerek selamlar. Tavaf sırasında kitaptaki duaları veya bildiği duaları okur ve sessizce tekbir ve tehlil getirir veya Kur’an okur. Tavaf’ta erkekler “ıztıbâ ‘“ ve ilk üç şavtta “remel ” yapar. ---Tavaf bittikten sonra uygun bir yerde 2 rekat TAVAF NAMAZI kılar.(1. Rekat Fatiha+Kafirun Suresi, 2.rekat Fatiha+İhlas Suresini okur.) Bu namaz vaciptir. Namazdan sonra dua eder.Zemzem içer.

g) Umre’nin sa’yini yapmak için Safa tepesine doğru gitmeden Kabe’ye döner.Hacer-i Esvedi selamlar.Sonra Safa tepesine gider.

h) Umrenin sa’yini yapmak üzere Safa’ya gider. Yönünü Kâ’be’ye döner, tekbir, tehlil, tahmîd ve salat ü selam getirir, dua eder. Sa’y yapmaya niyet eder. “ALLAHIM! Senin rızan için Safa ve Merve tepeleri arasında 7 şavt olarak Umre’nin Sa’yini yapmak istiyorum.Bunu bana kolay kıl ve benden kabul eyle” diyerek niyet eder. ---Tekbir,tehlil ve dua ederek Merve’ye doğru yürür. --- Yeşil ışıklarla belirlenmiş olan yere gelindiğinde erkekler “hervele ” yapar. Sonra normal yürüyüşe devam eder. ---Merve tepesine çıkıp Kabe’ye döner.Besmele ile Bakara 158. Ayetini ve ardından yine tekbir ve tehlil getirir, dualar ile Safa tepesine doğru yürür.(AYET ve SA’Y duaları kitaptan okunabilir) ---Yeşil ışıkların bulunduğu yerde yine erkekler süratli ve çalımlı bir şekilde koşarak yürürler. Yürüyüş sırasında tekbir, tehlil ve dua ile meşgul olur. ---Safa tepesine ulaşıldığında ikinci şavtı tamamlamış olur. ---Şavtlar Safa’dan Merve’ye 4 gidiş ve Merve’den Safa’ya 3 dönüş olmak üzere 7 şavt tamamlanıncaya kadar devam eder. ---Şavtlar yapılırken tekbir ve tehlil dışında bilinen dualar veya Kur’an da okunabilir. ---Sa’y tamamlanınca Merve’de dua ederek oradan ayrılır. ---Umre’nin sa’yi vaciptir. Terk edilirse dem gerekir.

ı) Berberde veya evde veya otelde saç tıraşı olur veya saçlarını kısaltır, böylece ihramdan çıkar ve bu şekilde umre ibadetini yapmış olur. --- Sa‘y kendi başına bir ibadet değildir. Mutlaka bir tavafa bağlı olarak yapılır.Umre tavafından sonra Umre Sa’yi vardır.İhramdan çıkıldıktan sonra yapılacak Nafile tavaflardan sonra Sa’y yoktur.

i) Kadınlar, “remel ” ve “hervele ” yapmazlar. Tekbir, tehlil ve telbiyede seslerini yükseltmezler. İhramdan çıkmak için saçlarının ucundan parmak ucu kadar kesmeleri yeterlidir. Kadınlar adetli iken tavaf yapmazlar. k)Bundan sonra Mekke’deki Ziyaret yerleri belirlenecek bir zamanda kafileler halinde gezilir.Umre’de Hacda olduğu gibi Arafat Vakfesi-Müzdelife Vakfesi-Şeytan Taşlama-Kurban Kesme gibi ibadetler yoktur.(Ceza kurbanları hariç)

1) Arafat Vakfesinin yapıldığı Cebel-i Rahme(Rahmet dağı ve çevresi)

2) Müzdelife Vakfesinin yapıldığı yerden geçiş.

3) Şeytan’a taş atılan (Mina’da)yer.

4) Kur’anın ilk ayetlerinin indiği Hira dağı Nur mağarası.

5) Peygamberimiz Hicret esnasında 3 gün kaldığı Sevr Dağı mağarası

6) Peygamberimizin doğduğu evin yerindeki bina(kütüphane)

7) Peygamberimizin ilk eşi Hz. Hatice’nin,erkek çocuklarından Abdullah ve Kasım ile İslamın ilk şehitlerinin ,amcası Ebu Talib’in de mezarının bulunduğu Cennet-ul Mualla Kabristanı

8) Cinlerin Kur’an dinlediği Cin Mescidi(Ahkaf Suresi 29-31.ayetler)

9) Yeni bir Umre yapılırsa ihram’a girmek için gidilen Tenim Mescidi(Hz. Aişe Mescid’i)

Medine, Suudi Arabistan’ın Hicaz bölgesinde, Mekke’in yaklaşık 450 km. kuzeyinde ve Kızıldeniz kıyısından 200 km. kadar içeride yer alan bir şehirdir. İslam’dan önceki adı “Yesrib” iken, Hicretten sonra Hz. Peygamber tarafından “el-Medine” diye adlandırılmıştır. Zamanla, “Peygamber’in Şehri” anlamına, “Medinetü’n-Nebî” ve “Allah Resulü’nün nuru ile aydınlanmış şehir” anlamına “el-Medinetü’l-Münevvere” diye de anılmaya başlamıştır. Medine, Hz. Peygamber’in hicret yurdudur. Mekkeli müşriklerin baskı ve eziyetleri sonucu Allah’ın Resulü buraya sığınmış, peygamberlik hayatının son on yıllık kısmını burada geçirmiş, Kur’an’ın büyük bir kısmı bu topraklarda inmiştir. Yine, ilk İslam devleti Resülullah’ın öncülüğünde Medine’de kurulmuş, İslam’ın nuru dünyaya buradan yayılmıştır. Allah’ın Resülü son nefesini burada vermiş, yine burada toprağa verilmiştir. Her müslüman, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in o büyük peygamberin yaşadığı, İslam’ı tebliğ ettiği yerleri görmek, onun soluduğu havayı solumak arzusunu içinde taşır. Resülüllah’ın kabr-i şerifi de Mescid’in doğu yönünde bulunan hücrede yer almaktadır. Mescid’in genişletilmesi sebebi ile günümüzde bu hücre mescidin içinde kalmıştır. Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer’in kabirleri de aynı yerdedir. Peygamberimiz:“Benim şu mescidimde kılınan bir vakit namaz, Mescid-i Haram dışındaki diğer mescitlerde kılınacak bin vakit namaza denktir”buyurmuştur. Peygamberimiz (s.a.s.)’e sağlığında nasıl saygı göstermek gerekiyor idiyse, vefatından sonra da aynı şekilde ona saygılı davranmak gerekir. Onun mescidinde ve kabr-i şerifi’nin yanında yüksek sesle konuşulmaz, kabrin yanına fazla yaklaşılmaz, duvarlarına el ve yüz sürülmez, sırt veya göğüs ile duvarlarına yaslanılmaz, etrafında tavaf edilmez, başkalarına rahatsızlık verilmez. Bu tür davranışlar bidattir. Ziyaret süresince Allah’ın Resulünün sağ olup hücre-i saadetinde istirahat etmekte olduğu düşüncesi ile hareket edilmelidir. Unutmamak gerekir ki, o makam, yüce Allah’ın bazı sahabîleri “Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin” diye uyardığı makamdır.

MEDİNE’DEKİ BAZI MÜBAREK MEKANLAR VE ZİYARET YERLERİ:

1) Kuba Mescidi : Kuba, Medine’ye yaya olarak bir saatlik mesafededir. Bu gün Medine’nin bir mahallesi haline gelmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında Kuba’da konaklamış ve burada 14 gün kalmıştır. Burada bulunduğu sürede Resûlüllah yapım çalışmalarında kendisinin de yer aldığı İslam’ın ilk mescidini yaptı ve içinde namaz kıldı. Kur’an-ı Kerim’de “İlk günden, temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır” anlamındaki ayette zikredilen mescit Kuba mescididir.(Tevbe Suresi 108)

2) Cuma Mescidi :Peygamberimizin hicrette Kuba’dan ayrılıp Medine’ye giderken yolda ilk Cuma Namazını kıldırdığı yere yapılan Mescid’dir.Kuba ile Medine arasında yürüme mesafesinde’dir.

3) Baki’ Mezarlığı (Cennetü’l-Bakî’): Mescid-i Nebevi’nin yakınında bulunan bu mezarlığın yerini Hz. Peygamber (s.a.s.) belirlemiştir.. Buraya muhacirlerden ilk defnedilen Osman b. Maz’ûn’dur. Daha sonraları Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim de buraya defnedildi. Yine Peygamberimizin kızlarından Rukıyye, Zeynep, Fatıma ve torunu Hasan da buraya defnedildi. Yine Peygamberimizin amcası Abbas, Halası Safiyye binti Abdülmuttalip, Hz. Osman, Abdurrahman b. Avf, Sa’d ibn-i Ebi Vakkas ve Ebû Hüreyre gibi bir çok İslam büyüğü burada yatmaktadır.

4) Mescidü’l-Kıbleteyn (İki Kıbleli Mescid): İslam’ın ilk yıllarında namaz Küdüs’teki Mescid-i Aksâ’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz kıblenin Mekke’deki Mescid-i Haram olmasını, namazların Mescidi Haram tarafına dönülerek kılınmasını arzu ediyor ve bu yönde vahy gelmesini bekliyordu. Resûlüllah’ın Medine’ye hicret etmesiniden on altı ay sonra idi. Bir gün Hz. Peygamber (s.a.s.) Seleme oğulları mescidinde sahabileri ile birlikte öğle namazını kılıyordu. Namazın ilk iki rekatı tamamlandığı sırada kıblenin Mescid-i Haram olması yönündeki beklentisini gerçekleştiren vahiy geldi: “(Ey Peygamberim!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme,) elbette seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle) yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey müslümanlar!) Siz de nerede olursanız yüzünüzü hep onun tarafına çevirin.”(Bakara s .144) Bu ayetin inmesi üzerine Peygamberimz (s.a.s.) ve onunla birlikte namaz kılanlar yüzlerini ters yöne yani Mekke’deki Mescidi Haram yönüne çevirip namazı öyle tamamladılar. Böylece namazın ilk iki rekatı eski kıble olan Mescid-i Aksâya doğru, son iki rekatı ise yeni kıbleye, Mescid-i Haram ’a doğru kılınmış oldu. Bundan dolayı içinde bir tek namazın iki ayrı kıbleye doğru kılındığı bu mescide, “İki Kıbleli Mescid” anlamına “Mescidü’l-Kıbleteyen” denmiştir.

5) Uhut Şehitliği: Uhud, Medine’nin 5 km. Kuzeyinde yer alan bir dağın adıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.), Hicretin 3. yılında, bu dağın eteklerinde Mekke’li müşrikler ile savaşmıştır. İslam tarihinde Uhut savaşı diye anılan bu savaşta aralarında Hz. Hazma, Abdullah b. Cahş, Mus’ab b. Umeyr, Hanzala b. Ebî Âmir ve Enes b. Nadr’ın da bulunduğu 70 sahabi şehit düşmüş ve buraya defnedilmişlerdir.

6) Hendek Savaşının yapıldığı yer.Fetih Mescidi(7 Mescidler) Günümüzde küçük küçük olan mescidler yıkılmış ve büyük bir mescid yapılmıştır.

7) Osmanlı Tren İstasyonu ve Anberiye Camii 8)Bulut Mescidi-Hz.Ebubekir- Hz.Ömer-Hz.Osman-Hz.Ali Mescidleri ---Medine’den ayrılma vakti gelen ziyaretçi, Mescid-i Nebi’de iki rekat namaz kılar, dilediği gibi dua eder. Resülü- lah’ın kabrinin yanına gelerek dualar okur, bu mekanlara yeniden ulaşmayı Allah’tan diler.